Özümseme ne demek psikoloji ?

Ilayda

New member
Özümseme: Beynin Dansı, Duyguların Çıkışı

Evet, özümseme diyoruz, ama bu sadece yemek yerken ağzınıza attığınız bir tatlıdan ibaret değil, merak etmeyin! Öyle ya, bir şeyleri “özümsemek” genellikle anlamını tam olarak anlayıp beynimize kazandırmak demek. Beynin adeta dans ederken giydiği yeni elbise gibi! Şimdi, belki de burada “bu da neyin nesi?” diyecek bazı arkadaşlar var. Hadi gelin, bu "özümseme" denen olgunun psikolojik dünyasındaki yolculuğa çıkalım ve zihnimizde bir tür dans gösterisi başlatalım!

Özümseme Nedir? Bir Çalışma, Bir Adım, Bir Anlam

Beynimiz, bilgileri “özümseme” sürecine aldığında, aslında her şeyin temeli çözülüyor. Kısaca özümseme, aldığımız bilgilerin ve duyguların beynimize yerleşmesi, sindirilmesi, yani içselleştirilmesi sürecidir. Ama durun, sadece bilgiyi almak yeterli değil; bu bilgiyi beynin kendi süzgecinden geçirme, analiz etme ve nihayetinde kişisel deneyimle birleştirerek "evimize" taşımaktır. İnsan zihni, bir konuda ne kadar derin düşünürse, o kadar iyi özümsediğini hisseder. Yani özümsemek, sadece bilgi almak değil, onu içselleştirip “bunu gerçekten anladım” dedirtecek kadar sindirmektir.

Bunu şöyle düşünün: Bir yemeği ilk defa tırtıklıyorsunuz. Tadına bakarken “Aaa, bu ne kadar tuhaf” diyorsunuz. Ama bir süre sonra, o yemeği yedikçe, onu bir parça daha tanımaya, tadını ve dokusunu hissetmeye başlıyorsunuz. İşte özümseme de böyle bir şey; başlangıçta yabancı bir tat gibi gelebilir ama zamanla, o tat zihninizde bir yer edinir.

Erkekler ve Kadınlar: Farklı Özümseme Yöntemleri

Şimdi, özümseme işinin psikolojik boyutuna geçmeden önce, bu süreçte erkeklerin ve kadınların nasıl farklı yaklaşımlar sergileyebileceğine göz atalım. Erkeklerin çoğu bu işi stratejik bir bakış açısıyla ele alırken, kadınlar daha çok duygusal ve empatik bir yolla özümsemeyi tercih ederler. Ama, gelin bunu klişelerle değil, gerçek yaşamla ele alalım!

Erkeklerin özümseme şekli genellikle çözüm odaklıdır. Mesela bir arkadaşına "Ya ben bu matematik problemi nasıl çözeceğim?" dediğinde, “Ben sana çözümünü vereyim, hemen çöz, tamam mı?” derler. Erkekler, genellikle bilgiyi almaktan çok, ona pratik bir şekilde nasıl fayda sağlayacaklarını sorgularlar. Beyinlerinde bir “veri analizi” başlar. Yani, daha çok strateji ve mantık peşindedirler. Bu yaklaşım, özümseme sürecini oldukça fonksiyonel ve etkili hale getirebilir. Ama sorun şu: Her şeyin çözümü hemen netleşmediğinde, bu yaklaşım bazen eksik kalabilir.

Kadınlar ise özümseme sürecini çok daha empatik bir şekilde işlerler. Bir kadın, bir arkadaşından duyduğu bir sorunu anlatırken, o sorun üzerine düşünürken, tüm duygusal ve sosyal bağlamı da göz önünde bulundurur. Empatik bakış açıları, onlara yalnızca çözümü değil, çözümün altında yatan duygusal dinamikleri de anlamalarına yardımcı olur. Kadınların bu yaklaşımı, onlara durumu daha derinlemesine anlamada yardımcı olabilir ve bazen bir problemi sadece çözmek değil, o problemin “insani” boyutunu da görmek gerekebilir.

Özümseme ve Psikolojik Derinlik: Neden Önemli?

Birçok psikolog, özümseme sürecinin öğrenme, duygusal iyileşme ve kişisel gelişim için kritik olduğunu belirtir. Peki, neden? Çünkü özümseme sadece bir bilgiyi zihne eklemek değil, aynı zamanda o bilgiyi bir anlamda hayatımıza entegre etmektir. Bu süreç, beynin "işlem yapma" kısmında devreye girer. Beyin, yeni bir düşünceyi sadece alıp bir kenara koymaz, onu sürekli olarak düşünür, tekrarlar, anlamlandırır ve kişisel deneyimler ile bağdaştırır. Bu noktada beyin, bir düşünceyi sadece geçici bir öğe olarak kabul etmez, onu kendi kimliğine, dünya görüşüne ve hislerine entegre eder.

Ayrıca, bir olaydan aldığınız dersin derinlemesine özümsemesi, o olayın duygusal etkilerinden arınmanıza yardımcı olabilir. Örneğin, stresli bir sınavdan sonra, sınavın sadece teknik bir konu değil, bir öğrenme deneyimi olduğunu fark edebilmeniz, kişisel büyümeye katkı sağlar. Özümseme, bilgiye bağlı duygu ve düşünceleri harmanlayarak daha sağlam ve bütünsel bir anlayışa ulaşmamızı sağlar. Psikolojik bir “fırın” gibi düşünebilirsiniz, bir şeyler pişiyor ve sonunda oldukça güçlü bir anlam ortaya çıkıyor.

Günlük Hayattan Bir Özümseme Örneği: Sosyal Medya ve Gerçeklik

Peki, özümseme süreci günlük hayatımızda nasıl işliyor? Sosyal medya kullanımında özellikle anlamlı bir yer tutar. Birçok kişi, sosyal medya içeriklerini geçici ve anlık olarak alır ve onlara tepki verir. Ancak, bu içerikleri derinlemesine özümseyen bir kişi, onları sadece geçici bir bilgi değil, kendi dünyasında bir anlam yaratacak şekilde kullanır. Örneğin, paylaşılan bir haberin içeriği, doğru araştırıldığında, kişiye toplumsal sorumluluk, değerler veya sosyal değişim hakkında daha derin bir anlayış kazandırabilir.

Sosyal medyada ne kadar yüzeysel bakarsak, özümseme de o kadar zayıf kalır. Oysa, doğru şekilde özümseme yapıldığında, her bir paylaşılan düşünce, her bir iletişim, daha güçlü ve anlamlı bir hale gelebilir. Kişisel gelişimimizde bu kadar büyük bir etkisi olan bir konu, bazen tek bir tweet ya da story ile sınırlı kalabilir mi? Neredeyse her gün bu soruyla yüzleşiyoruz.

Özümseme: Beynin Öğrenme ve Gelişme Süreci

Sonuç olarak, özümseme süreci hem beynin hem de kişisel gelişimin en heyecan verici kısımlarından biridir. Bu, bilgiyle kurduğumuz ilişkinin sadece geçici değil, kalıcı bir hâle gelmesini sağlar. Erkeklerin stratejik düşünme tarzı, kadınların empatik yaklaşımı, bu süreci çok daha anlamlı kılabilir. Hepimiz farklı yollarla özümseyebiliriz; ama önemli olan bu süreci ne kadar etkili ve derinlemesine geçirebildiğimizdir.

Peki, siz nasıl özümseyorsunuz? Anlık tepki mi veriyorsunuz, yoksa gerçekten anlamaya mı çalışıyorsunuz? Özümseme süreci, sadece bilgi almak değil, aynı zamanda ona anlam katmak değil mi? Bu konuda ne kadar derine inmeye hazırsınız?